Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :
img

Kimyanın Sembolik Dili

/
/
/
360 Views

1

        Maddelerin anlaşılabilmesi için onları sınıflandırarak incelemek en kolay yöntemlerden biridir.

        Fiziksel yöntemlerle (süzme, eleme, damıtma, …) daha basit maddelere ayrıştırılmayan maddelere “saf (arı) madde” denir. Saf maddeler ise “element” ve “bileşik” olmak üzere ikiye ayrılır.

      Fiziksel yöntemlerle daha basit maddelere ayrıştırılabilen ve bir çok maddenin biraraya gelmesi ile oluşan maddelere ise “karışım” denir.

Elementlerin Özellikleri:

• Tek tür atomlardan oluşan saf maddelerdir.

• Fiziksel ve kimyasal yöntemlerle daha basit maddelere ayrıştırılamazlar.
Bileşiklerin Özellikleri:



• Farklı tür atomlardan oluşan saf maddelerdir.

• Kimyasal yöntemlerle daha basit maddelere ayrıştırılabilirler.
Karışımların Özellikleri :

• Farklı tür atom ya da moleküllerden oluşan saf olmayan maddelerdir.

• Fiziksel yöntemlerle daha basit maddelere ayrıştırılabilirler. Elementler belirli oranlarda birleşerek bileşikleri oluştururlar.

         Elementlerin bileşik oluşturmaları “kimyasal tepkime” dediğimiz olaylar sonucu gerçekleşir. Bu olayların gösterimini kolaylaştırmak için elementleri ve bileşikleri sembollerle ya da formüllerle gösterme ihtiyacı hissedilmiştir. Karışımlarda bileşenlerin bir araya gelme oranı değişebileceğinden formüllerle gösterilemezler.

Element – Sembol :

         Bilinen en eski kimyasal simge kümesi Çin’den ve eski Mısır’dan kaynaklanmaktadır. Daha sonraki simgelemeler bunlardan etkilenmiştir.

          Simya el yazmalarında element ve bileşiklerin bugünküne göre oldukça değişik biçimlerde simgelendiği görülür. Simya simgelerinin çoğunun kökenleri belli değildir. Altın ve suyunki gibi kimi simgeler eski Mısır kaynağından gelmiş olabilir. Oysa kurşun ve demir gibi yaygın metaller için simgeler, Yunanca adlarının ilk harflerinden gelmektedir.

 Not:“Element” sözcüğü ilk olarak Platon tarafından kullanılmıştır.

      Çeşitli metaller zamanla hayvanlar, göksel cisimler ve tanrılarla gizemli bir biçimde ilintilenmiştir.



2

         İsa’dan önce ancak onbir element biliniyordu. Bunlardan yedi temel metal – haftanın yedi günü – yedi tanrı – yedi gezegen düşüncesi 7’nin kutsallığı düşünülerek genişletilip buna gökkuşağındaki yedi renk, müzikteki yedi nota, insan kafasındaki yedi delik vb … eklenmiştir.

3

         Geç dönem batı simyasında kimyasal maddeler verimli bir hayal gücü yoluyla belirli hayvanlarla ve bitkilerle ilintilenmiştir. Örneğin renkleri ve uçuculuğu göstermek için kuşlar, pek çok simyacı tarafından simge olarak kullanılmıştır. Bu simgelemede maddelerin özellikleri ile hayvanların davranışları arasında kuvvetli benzeşimler bulunmaktadır. Örneğin aslan terimi, genelde “güçlü bir ateşin saldırısına direnebilen” değişmez bir katı maddeyi göstermede kullanılmıştır. Elementler için kullanılan bu simgelemeler bileşikler için de geçerliydi. Hatta kimyasal dönüşümlerde de simgelemeler kullanılmıştır. Örneğin “ısı” bir üçgenle (∆) simgelenmektedir. Günümüzde de hala bu simge kullanılmaktadır.

4



5

16

Adet ve Hassenfratz tarafından önerilen bazı kimyasal simgeler (1787)

        Kimya kuramlarındaki bu gelişmeler John Dalton’un yaşadığı döneme de denk gelmiştir. Dalton, atomları kürenin iki boyutlu karşılığı olan dairelerle göstermiştir.

6

Günümüzde Element Sembolleri 

      Aşağıdaki tabloda ilk 20 element ve yaygın olarak kullanılan bazı elementlerin günümüzdeki adları ve sembolleri verilmiştir.

7

Bileşik – Formül

       Bileşikler, elementlerin kimyasal tepkime ile oluşturdukları saf maddelerdir. Bileşiklerin gösterimi için formüller kullanılır. Formüller, o bileşikteki elementlerin sembollerini ve sayıca oranlarını (ya da bileşikteki atom sayılarını) belirtir. Örneğin, su bileşiğinin formülü H2O’dur. Bu formül, su bileşiğinin hidrojen (H) ve oksijen (O) elemetlerinden oluştuğunu ifade eder. Formüldeki element sembolünün altındaki sayı, bileşikteki o element atomundan kaç tane bulunduğunu belirtir. (Sayı yoksa bir tane atom olarak düşünmek gerekir.) O hâlde su bileşiği, iki hidrojen atomu, bir oksijen atomundan oluşmuştur. Bileşiklerin adlandırılması da içerdikleri elementlerin adlarına göre belirlenir. Ancak bazı bileşiklerin özel adları da vardır.

Bileşiklerin Adlandırılması 

1. İyonik Bileşikler 

          İyonik bileşikler, katyonlar ve anyonlardan oluşur. Toplam yük sıfır olmalıdır. Katyonun ve anyonun kaç tane olduğu toplam yükün sıfır olması dikkate alınarak belirlenir. Yani bileşikteki katyon ve anyon sayısı toplam yükü sıfırlayacak kadardır.

Yaygın olarak kullanılan katyon ve anyonlar aşağıda verilmiştir.

8

Not:İyonik bileşiklerde elektron vererek (+) yük ile yüklenen iyonlar “katyon“, elektron alarak (–) yük ile yüklenen iyonlar “anyon” olarak adlandırılır.

   Çok atomlu katyon ya da anyonlar da vardır. Bunlara “kök” ya da “grup” da denir. Formüllerle gösterilirler.

9

İyonik bileşiklerde;
1. Katyon adı + Anyon adı

2. Katyon adı + Kök adı

3. Kök adı + Anyon adı

4. Kök adı + Kök adı

şeklinde adlandırma yapılır.

10

Not:Cu2O ve CuO gibi aynı elementlerden oluşan farklı iyonik bileşiklerde katyonun yükü parantez içinde roma rakamı ile belirtilir.

2. Katyon adı + Kök adı

11

3. Kök adı + Anyon adı 

12

4. Kök adı + Kök adı 

13

2. Kovalent Bileşikler

    Kovalent bileşikler katyon ve anyonlar üzerinden adlandırılmaz. Kovalent bileşiklerde;

14

   Yaygın kullanılan bazı bileşiklerin sistematik ve özel adları aşağıda verilmiştir.

15

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar